TOTAL PROTEZ

Tam dişsiz çenelere uygulanan hareketli protez çeşididir. hastanın ilgili çenesinde hiçbir dişinin olmadığı durumlarda, pembe ve tonlarından yapılan akrilik ve üzerine dizilen prefabrike dişler ile yapılır. Özellikle hastanın yaşı, genel sağlığı, ekonomik durumu göz önünde bulundurularak veya aşırı kemik kaybı olan vakalarda hastanın ileri cerrahi yöntemlerden kaçınması gibi durumlarda son tercih olarak hareketli protezler ile tedavi seçeceği sunulmaktadır.

Bu protezler yardımıyla eksik olan çiğneme fonksiyonunun yanında estetik kayıplar da telafi edilebilmektedir. Hastanın yaşına ve profiline göre hem dudak ve yanakları destekleyerek işlenen akrilik hem de gerektiğinde yükseltilen dikey boyut sayesinde yüz estetiğinde, gülüş tasarımında ve fonksiyonel hareketlerde olumlu değişiklikler planlanabilmektedir.

Hastanın ağzından alınan ilk ölçü ile hazırlanan özel kaşık, kenarları kerrlenerek daha detaylı bir ikinci ölçü alınır. Daha sonrasında göz hizaları, dudak seviyeleri ve gülüş estetiği dikkate alınarak hastanın dikey boyutu tespit edilir, yüz arkı ile artikülatöre taşınır ve dişlerin dizimi ile devam edilir. Dişlerin şekli ve rengi için kişinin ten rengi, yüz şekli ve gülüş estetiği dikkate alınır. Seçilen dişler, ilk aşamada sadece ön dişler dizilerek prova edilir. Fonksiyonel ve estetik olarak hasta ve hekim uzlaştıktan sonra tüm dişlerin dizimi ile son bir prova daha yapılır. Bu aşamada tüm dişlerin birbirleriyle ve yüz ile olan son ilişkisi değerlendirilir. Gerekirse ufak değişikliklerde yapıldıktan sonra proteze son hali verilerek hastaya teslim edilir. Bu tür protezlerde hastanın kullanım konforu, estetiği ve uzun ömürlülüğü de göz önünde bulundurularak yüksek kaliteli çok katmanlı kompozit dişler tercih edilmektedir. Bu dişler estetik olarak porselen dişlere benzer ve daha üstün özellikler göstermekle birlikte, porselen dişlerde görülebilen ağırlık, kırılma, düşme ve kullanımda rahatsız edici bir ses çıkarma gibi dezavantajlara sahip değillerdir. Ayrıca kompozit dişler aşırı kuvvetleri emerek kemikte meydana gelecek erimenin de yavaşlamasına olanak tanırlar.

İSKELET PROTEZ

Diş dizisinin sonunda diş olmayan, yani dişsiz sonlanan vakalarda, dişsiz bölgenin çok geniş olduğu veya destek alınacak dişlerin yeteri kadar sağlıklı olmadığı durumlarda kısmi dişsiz çenelerde uygulanan bölümlü protez çeşididir. Amaç hastanın diş eksikliklerini giderirken, yumuşak doku kayıplarını da düzenleyerek estetik ve fonksiyonel bir bütünlük sağlamaktır. Özellikle hastanın yaşı, genel sağlığı, ekonomik durumu göz önünde bulundurularak veya aşırı kemik kaybı olan vakalarda hastanın ileri cerrahi yöntemlerden kaçınması gibi durumlarda son tercih olarak hareketli protezler ile tedavi seçeceği sunulmaktadır.

Bu tip protezlerde dişsiz bölgeye komşu olan dişlerin bir veya birkaçının metal altyapılı porselen kron/köprülerle kaplanması ve bu kron/köprülerin ilgili bölgelerine hassas tutucular eklenmesi planlanır. Hassas tutucuların kullanımı sayesinde özellikle ön bölgede dişlerin üzerinde konumlanacak metal tutucuların kötü görüntüsünün önüne geçilirken, protezin de daha stabil olması amaçlanmaktadır.

Diş ve dişetlerinin sağlığı değerlendirilerek hangi dişlerin kaplanacağı belirlendikten sonra ilk seans kronlanacak dişler hazırlanarak ölçüleri alınır. Sonraki seanslarda sırasıyla önce metal altyapıların, sonrasında da mevcut dişlerin renkleri, şekilleri ve gülüş estetiğine göre tabakalanan porselenlerin provası yapılır. Bu aşamada hastanın beğenisine sunulan dişlerde gerekirse ufak düzenlemeler yapıldıktan sonra kontrol ölçüsü alınarak iskelet protez yapım aşamasına geçilir. Bölümlü protezin metal altyapısı prova edildikten sonra ısırma düzleminin kaydı alınarak proteze eklenecek dişlerin renk ve şekline karar verilir. Diş dizimli son durumun provası yapılarak fonksiyonel ve estetik ihtiyaçların tamamının giderildiği kontrol edildikten sonra proteze son hali verilir. Hazırlanmış kronlarla birlikte ağızda sabitlenen iskelet protez yerleştirilmesi, çıkartılması ve temizlenmesi gibi konularda bilgilendirme yapılarak teslim edilir.

  LAZER SİNTER METAL SERAMİK KRON KÖPRÜ

Aşınmaya ve/veya çürüğe bağlı madde kaybı çok olan dişlerin restore edilmesi veya kısmi diş eksikliklerinin tamamlanması amacı ile planlanır. Eksik diş olan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek köprü kullanımı için uygunluğu tespit edilir, destek diş sayısına karar verilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre metal ve porselen için yeterli olan 1,5-2mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. Alınan ölçüyü takiben dijital ortamda tasarlanan kron/köprü altyapısı lazer sinterleme tekniğiyle işlenir. Kullanılan materyalin en büyük özelliği yapısında, günümüzde yaygın bir biçimde alerji ve aşırı duyarlılık reaksiyonlarına neden olan nikel içermemesidir ve krom kobalt alaşımının, standart döküm metal alaşımlarına göre daha doku dostu olmasıdır.

Günümüzde metal altyapı hazırlanmasında kullanılan en gelişmiş yöntemlerden biri olan lazer sinterleme yönteminde ölçüler hasta ağzından geleneksel yöntemlerle alınabildiği gibi, ağız içi tarayıcılar da kullanılabilmektedir. Bilgisayar ortamına aktarılan ölçüler üzerinde tasarım tamamiyle 3 boyutlu bilgisayar destekli yazılımlar sayesinde yapılmakta ve üretim işleminin her aşaması da yine el değmeden bilgisayar destekli cihazlar yardımıyla tamamlanmaktadır. Bu sayede insana bağlı hata faktörleri minimuma indirilerek teknik açıdan çok daha kusursuz, hassas ve yüksek uyumlu bir protez elde edilebilmektedir.

Elde edilen altyapının provası hasta ağzında yapılarak diş ile uyumu kontrol edilir. Etraf dişlerin şekli/rengi, hastanın dudak profili dikkate alınarak porselen işlenecek dişlerin rengi hasta ile iletişim halinde kararlaştırılarak gerekirse son bir ölçü daha alınır. Hastanın kapanış kaydıyla artikülatöre aktarılan metal altyapının üzerine tabakalama tekniğiyle porselen işlenir. Son seansta hazır hale getirilmiş kron/köprünün fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan köprü uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

MONOLİTİK ZİRKONYUM KRON KÖPRÜ

Aşınmaya ve/veya çürüğe bağlı madde kaybı çok olan dişlerin restore edilmesi veya kısmi diş eksikliklerinin tamamlanması amacı ile planlanır. Monolitik zirkonyum özellikle estetik gereksinimin olduğu uzun köprüler ve/veya dış sıkma alışkanlığı olan hastalarda tercih edilir. Standart kron köprü tekniklerine göre avantajı prova seans veya seanslarına gerek duyulmamasıdır. Bu yöntem özellikle Gülüş Tasarımı beklentisi olan hastalarda, daha doğal ve renk geçişlerinin olduğu renk tonlarından çok, bembeyaz ve çok daha aydınlık, doğal renk geçişlerinin olmadığı daha düz ve göz alıcı bir beyaz tonu isteyen hastalarda ilk tercih olmalıdır.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim (CAD/CAM) teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Bu sayede hem işlem mümkün olan en kısa sürede tamamlanmakta; hem de ileri derecede hassas, uyumu yüksek ve hata riskinin en aza indirildiği bir restorasyon elde edilmiş olmaktadır.

Eksik diş olan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek köprü kullanımı için uygunluğu tespit edilir, destek diş sayısına karar verilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre zirkonyum için yeterli olan 1,5-2mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. alınan ölçü, gerekmesi durumunda yüz arkıyla birlikte artikülatöre transfer edilir. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınabildiği gibi, ağız içi tarayıcılar da kullanılabilmektedir.

Geleneksel birer ölçü alındıysa bu ölçü dijital ortama laboratuvar tarayıcısı vasıtasıyla taşınarak son durumun üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu kron/köprü tasarımı yapılır. Fotoğraflar vasıtasıyla tespit edilen komşu dişlerin renkleri ve renk geçişleriyle uyumlu zirkon blok seçilir ve cad/cam desteğiyle işlenerek son formu verilir. Son seansta hazır hale getirilmiş kron/köprünün fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan köprü uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

ZİRKONYUM ÜZERİ TABAKALAMA ESTETİK KRON KÖPRÜ

Aşınmaya ve/veya çürüğe bağlı madde kaybı çok olan dişlerin restore edilmesi veya kısmi diş eksikliklerinin tamamlanması amacı ile planlanır. Zirkonyum altyapının tercih edilmesinin en önemli özelliklerinden birkaçı metal altyapılara göre ışığın bir kısmının doğal dişe üzerine geçmesine izin verirken sadece bir kısmını doğal olarak yansıtması ve alttan metalinin gri görüntüsünün yansımaması sebebiyle üzerine işlenen porselenin renk uyumunun çok daha doğal olması ve diş etiyle ilişkide olduğu durumlarda etraf dokularda hiçbir tepkiye yol açmadan diş eti sağlığına olumsuz bir etkisinin olmamasıdır. Bu restorasyonlar estetik gereksinimin olduğu uzun köprüler ve/veya dış sıkma alışkanlığı olan hastalarda tercih edilir. Standart kron köprü tekniklerine göre avantajı prova seans veya seanslarına gerek duyulmamasıdır. Bu yöntem özellikle Gülüş Tasarımı beklentisi olan hastalarda, daha doğal ve renk geçişlerinin olduğu, doğal dişleri taklit eden renk tabakalarının istendiği, doğal diş skalasına yakın beyazlıktaki estetik çalışmalarda tercih edilmektedir.

Eksik diş olan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek köprü kullanımı için uygunluğu tespit edilir, destek diş sayısına karar verilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre zirkon ve porselen için yeterli olan 1,5-2mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınabildiği gibi, ağız içi tarayıcılar da kullanılabilmektedir. Geleneksel birer ölçü alındıysa bu ölçü dijital ortama laboratuvar tarayıcısı vasıtasıyla taşınarak son durumun üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu kron/köprü tasarımı yapılır. Renk seçimi zirkon altyapı bloğunun seçimi için önemli olduğundan dolayı fotoğraf desteğiyle komşu dişlerin rengi kaydedilir. Alınan ölçüyü takiben dijital ortamda tasarlanan kron/köprü altyapısı cad/cam ile işlenir.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim (CAD/CAM) teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Bu sayede hem işlem mümkün olan en kısa sürede tamamlanmakta; hem de ileri derecede hassas, uyumu yüksek ve hata riskinin en aza indirildiği bir restorasyon elde edilmiş olmaktadır. Bu şekilde anatomik formda hazırlanan altyapılar üzerine hastanın beklentileri doğrultusunda daha estetik özeliklere sahip bir porselen materyali kullanılarak farklı tabakalar halinde üstyapı porseleni işlenir.

Elde edilen altyapının provası yapılarak diş ile uyumu kontrol edilir. Etraf dişlerin şekli/rengi, hastanın dudak profili dikkate alınarak porselen işlenecek dişlerin rengi hasta ile iletişim halinde kararlaştırılarak gerekirse son bir ölçü daha alınır. Hastanın kapanış kaydıyla artikülatöre aktarılan zirkon altyapının üzerine tabakalama tekniğiyle porselen işlenir. Son seansta hazır hale getirilmiş kron/köprünün fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan köprü uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

CAD/CAM CAM SERAMİK KRON

Aşınmaya ve/veya çürüğe bağlı madde kaybı çok olan dişlerin restore edilmesi, form bozukluklarının düzeltilmesi, diş boşluklarının kapatılması veya günümüzde daha çok estetik beklentilerin karşılanması amacı ile planlanır. Hastanın diş eksikliği olmaması durumunda gülüş tasarımı yapılmasında zirkonyuma oranla çok daha başarılı ve estetik sonuçlar vermektedir. Zirkonyum altyapının tercih edilmesinin en önemli özelliklerinden birkaçı metal altyapılara göre ışığın bir kısmının doğal dişe üzerine geçmesine izin verirken sadece bir kısmını doğal olarak yansıtması ve alttan metalinin gri görüntüsünün yansımasının engellenmesiyken, cam seramik materyallerden hazırlanan CAD/CAM kuronlar Zirkonyuma oranla çok daha şeffaf ve yüksek ışık geçirme kapasitesine sahiptirler. Gerek optik özellikleri gerekse tabakalama tekniğindeki başarıları, gülüş tasarımı planlamasında yüksek estetik sonuçlar vermektedirler.  Standart kron köprü tekniklerine göre avantajı prova seans veya seanslarına gerek duyulmamasıdır. Bu yöntem özellikle Gülüş Tasarımı beklentisi olan hastalarda, daha doğal ve renk geçişlerinin olduğu renk tonlarından çok, bembeyaz ve çok daha aydınlık, doğal renk geçişlerinin olmadığı daha düz ve göz alıcı bir beyaz tonu isteyen hastalarda ilk tercih olmalıdır.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim (CAD/CAM) teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Bu sayede hem işlem mümkün olan en kısa sürede tamamlanmakta; hem de ileri derecede hassas, uyumu yüksek ve hata riskinin en aza indirildiği bir restorasyon elde edilmiş olmaktadır. Bilgisayar destekli sistemler ile hazırlanan restorasyonlar üzerine minimal düzeyde renklendirme ve tabakalama işlemi yapılarak protezler kısa sürede hazır hale getirilmektedir.

Tedavi planlanan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek işlemin uygunluğu tespit edilir. ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre restorasyon için yeterli olan 1,5-2mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. alınan ölçü, gerekmesi durumunda yüz arkıyla birlikte artikülatöre transfer edilir. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınabildiği gibi, ağız içi tarayıcılar da kullanılabilmektedir.

Geleneksel birer ölçü alındıysa bu ölçü dijital ortama laboratuvar tarayıcısı vasıtasıyla taşınarak son durumun üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu kron tasarımı yapılır. fotoğraflar vasıtasıyla tespit edilen komşu dişlerin renkleri ve renk geçişleriyle uyumlu cam seramik blok seçilir ve cad/cam desteğiyle işlenerek son formu verilir. Son seansta hazır hale getirilmiş restorasyonun fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan restorasyon uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

PRESS CAM SERAMİK KRON

Hastanın mevcut dişlerinin form, renk, pozisyon, aralıklar gibi estetik özelliklerinden memnun olmadıkları veya dişlerde herhangi bir hasar bulunması durumunda bunların restore edilmesinde, uygulanacak bölgede herhangi bir diş eksikliği olmaması şartıyla kullanılabilecek en estetik materyallerdir. Maliyet olarak uygulanan işçilik dolayısı ile Zirkonyum ve CAD/CAM cam seramik kuronlara oranla daha yüksek olmakla birlikte gerek ışık geçirgenliği gerekse doğal dişi taklit etme becerileri çok daha yüksektir. Gülüş Tasarımı yapımında, özellikle bembeyaz dişler yerine biraz daha doğal diş renkleri skalasını ve doğal dişlerdeki farklı renk tonları arasındaki geçişleri tercih eden hastalarda kullanımı tavsiye edilmektedir.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Gerek görüldüğü takdirde planlanan gülüş tasarımı Mock Up denilen yöntem ile hasta ağzında daha görsel bir teknikle birebir taklit edilerek hastanın beğenisine sunulur ve üzerinde istenilen düzeltmeler yapılarak hastanın beğendiği final tasarımı elde edilebilir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında tamamen ince ve hassas bir el işçiliği kullanılır. Mumdan elde edilen örnekler presleme yöntemi ile cam seramik restorasyonlara dönüştürülür. Daha sonra bu altyapıların üzerine hastanın kişisel zevkleri ve hekimin tecrübeleri doğrultusunda farklı renklerde ve ışık geçirme özelliklerinde porselen tabakaları işlenir. Bu yöntem ile hazırlanan restorasyonlar, butik bir imalat işleminin ürünü olup, mevcut sistemler içerisinde estetik sonuçları en başarılı olan yöntemdir. Tek diş restorasyonu bile yapılsa, yapılan restorasyon iyi bir işçilik ile doğal diş yapısını en ufak detayına kadar birebir taklit edebilecek kapasitededir.

Tedavi planlanan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek işlemin uygunluğu tespit edilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre restorasyon için yeterli olan 1,5-2mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. Alınan ölçü, gerekmesi durumunda yüz arkıyla birlikte artikülatöre transfer edilir. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınır.

Bu ölçüden elde edilen model üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu kron tasarımı yapılır. Fotoğraflar vasıtasıyla tespit edilen komşu dişlerin renkleri ve renk geçişleriyle uyumlu cam seramik çekirdek preslenir ve bir altyapı oluşturulur. Bu altyapı üzerine uygun renklerde ve şeffaflık seviyelerindeki porselen tabakaları fırınlanarak restorasyonun son formu verilir. Son seansta hazır hale getirilmiş restorasyonun fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan restorasyon uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

CAD/CAM PORSELEN LAMİNATE VENEER

Gülüş tasarımı denildiği zaman akla ilk gelmesi gereken restorasyon çeşididir.  laminate veneerler ile dişlerdeki basit madde kayıpları restore edilebilir de olsa bu tip restorasyonların uygulanmasındaki birincil amaç hastanın estetik beklentilerinin karşılanmasıdır. Minimal düzeyde madde kaybına ve renkleşmeye sahip dişlerde, dişlerin renk, form, uzunluk, basit çapraşıklık gibi durumlarının düzeltilmesi ve dişler arasındaki boşlukların doldurularak hastalara daha aydınlık, daha sağlıklı ve sonuçta çok daha güzel ve yüksek estetik özelliklere sahip bir gülüş elde edilmesinde tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Bu restorasyonların en büyük özelliği, hastaların doğal diş dokularında minimum aşındırmanın yapıldığı ve doğal yatının maksimum düzeyde korunduğu tedavi yöntemi olmasıdır. Bu yöntemi tercih edecek hastalarda büyük madde kayıpları, diş eksikliği, ileri derecede çapraşıklık veya diş sıkma gibi alışkanlıklar bulunmamalıdır.

cam seramik materyallerden hazırlanan CAD/CAM Laminate Veneerler  Zirkonyuma oranla çok daha şeffaf ve yüksek ışık geçirme kapasitesine sahiplerken, kuron restorasyonlarına oranla çok daha ince ve koruyucu bir tedavi seçeneğidirler. gerek optik özellikleri gerekse tabakalama tekniğindeki başarıları, gülüş tasarımı planlamasında yüksek estetik sonuçlar vermektedirler.  Standart kron köprü tekniklerine göre avantajı prova seans veya seanslarına gerek duyulmamasıdır. Bu yöntem özellikle Gülüş Tasarımı beklentisi olan hastalarda, daha doğal ve renk geçişlerinin olduğu renk tonlarından çok, bembeyaz ve çok daha aydınlık, doğal renk geçişlerinin olmadığı daha düz ve göz alıcı bir beyaz tonu isteyen hastalarda ilk tercih olmalıdır.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş  fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında bilgisayar destekli tasarım ve bilgisayar destekli üretim (CAD/CAM) teknolojilerinden faydalanılmaktadır. Bu sayede hem işlem mümkün olan en kısa sürede tamamlanmakta; hem de ileri derecede hassas, uyumu yüksek ve hata riskinin en aza indirildiği bir restorasyon elde edilmiş olmaktadır. Bilgisayar destekli sistemler ile hazırlanan restorasyonlar üzerine minimal düzeyde renklendirme ve tabakalama işlemi yapılarak protezler kısa sürede hazır hale getirilmektedir.

Tedavi planlanan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek işlemin uygunluğu tespit edilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre restorasyon için yeterli olan 0,5-1mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. Dişlerin sadece görünen dış yüzeylerinde ve kesici kenarlarında ufak aşındırmalar yapılmakta, dişlerin birbirlerine komşu yüzeylerindeki temas doğal haliyle korunmakta ve ağız içerisine bakan yüzeylerinde herhangi bir aşındırma işlemi yapılmamaktadır. alınan ölçü, gerekmesi durumunda yüz arkıyla birlikte artikülatöre transfer edilir. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınabildiği gibi, ağız içi tarayıcılar da kullanılabilmektedir.

Geleneksel birer ölçü alındıysa bu ölçü dijital ortama laboratuvar tarayıcısı vasıtasıyla taşınarak son durumun üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu kron tasarımı yapılır. Fotoğraflar vasıtasıyla tespit edilen komşu dişlerin renkleri ve renk geçişleriyle uyumlu cam seramik blok seçilir ve cad/cam desteğiyle işlenerek son formu verilir. Son seansta hazır hale getirilmiş restorasyonun fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan restorasyon uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.

PRESS SERAMİK LAMİNATE VENEER

Gülüş tasarımı denildiği zaman akla ilk gelmesi gereken restorasyon çeşididir.  laminate veneerler ile dişlerdeki basit madde kayıpları restore edilebilir de olsa bu tip restorasyonların uygulanmasındaki birincil amaç hastanın estetik beklentilerinin karşılanmasıdır. Minimal düzeyde madde kaybına ve renkleşmeye sahip dişlerde, dişlerin renk, form, uzunluk, basit çapraşıklık gibi durumlarının düzeltilmesi ve dişler arasındaki boşlukların doldurularak hastalara daha aydınlık, daha sağlıklı ve sonuçta çok daha güzel ve yüksek estetik özelliklere sahip bir gülüş elde edilmesinde tercih edilmesi gereken bir yöntemdir. Bu restorasyonların en büyük özelliği, hastaların doğal diş dokularında minimum aşındırmanın yapıldığı ve doğal yatının maksimum düzeyde korunduğu tedavi yöntemi olmasıdır. Bu yöntemi tercih edecek hastalarda büyük madde kayıpları, diş eksikliği, ileri derecede çapraşıklık veya diş sıkma gibi alışkanlıklar bulunmamalıdır.

Cam seramik materyallerden press yöntemiyle hazırlanan Laminate Veneerler  Zirkonyuma oranla çok daha şeffaf ve yüksek ışık geçirme kapasitesine sahiplerken, kron restorasyonlarına oranla çok daha ince ve koruyucu bir tedavi seçeneğidirler. Üretim yönteminin bir diğer avantajı da CAD/CAM yöntemine göre çok daha ince hazırlanabilmeleridir. Gerek optik özellikleri gerekse tabakalama tekniğindeki başarıları, gülüş tasarımı planlamasında yüksek estetik sonuçlar vermektedirler. Standart kron köprü tekniklerine göre avantajı prova seans veya seanslarına gerek duyulmamasıdır.  Gülüş Tasarımı yapımında, özellikle bembeyaz dişler yerine biraz daha doğal diş renkleri skalasını ve doğal dişlerdeki farklı renk tonları arasındaki geçişleri tercih eden hastalarda kullanımı tavsiye edilmektedir.

Gülüş tasarımı yapılırken hastaya ait çeşitli açılardan yüz ve gülüş  fotoğrafları ve hasta ölçüleri bilgisayar ortamına aktarılarak bir arada değerlendirilmektedir. Gerek görüldüğü takdirde planlanan gülüş tasarımı Mock Up denilen yöntem ile hasta ağzında daha görsel bir teknikle birebir taklit edilerek hastanın beğenisine sunulur ve üzerinde istenilen düzeltmeler yapılarak hastanın beğendiği final tasarımı elde edilebilir. Tasarım ve üretimin tüm aşamalarında tamamen ince ve hassas bir el işçiliği kullanılır. Mumdan elde edilen örnekler presleme yöntemi ile cam seramik restorasyonlara dönüştürülür. Daha sonra bu altyapıların üzerine hastanın kişisel zevkleri ve hekimin tecrübeleri doğrultusunda farklı renklerde ve ışık geçirme özelliklerinde porselen tabakaları işlenir. Bu yöntem ile hazırlanan restorasyonlar, butik bir imalat işleminin ürünü olup, mevcut sistemler içerisinde estetik sonuçları en başarılı olan yöntemdir. Presleme yöntemi ile CAD/CAM yöntemine kıyasla çok daha ince ve şeffaf restorasyonlar hazırlanabilmektedir. Tek diş restorasyonu bile yapılsa, yapılan restorasyon iyi bir işçilik ile doğal diş yapısını en ufak detayına kadar birebir taklit edebilecek kapasitededir.

Tedavi planlanan bölgelerdeki komşu dişlerin, diş eti ve etrafındaki kemik ile birlikte muayene edilerek işlemin uygunluğu tespit edilir. Ilk seansta, çalışılacak bölgenin ısırma düzlemi ve dudaklarla ilişkilerine göre restorasyon için yeterli olan 0,3-1 mm lik mesafe yaratmak amacıyla dişlerde gerekli düzenlemeler yapılır. Dişlerin sadece görünen dış yüzeylerinde ve kesici kenarlarında ufak aşındırmalar yapılmakta, dişlerin birbirlerine komşu yüzeylerindeki temas doğal haliyle korunmakta ve ağız içerisine bakan yüzeylerinde herhangi bir aşındırma işlemi yapılmamaktadır alınan ölçü, gerekmesi durumunda yüz arkıyla birlikte artikülatöre transfer edilir. Hasta ağzından ölçü geleneksel yöntemlerle alınır.

Bu ölçüden elde edilen model üzerine dudak ve komşu dişlerle uyumlu laminate veneer tasarımı yapılır. fotoğraflar vasıtasıyla tespit edilen komşu dişlerin renkleri ve renk geçişleriyle uyumlu cam seramik çekirdek preslenir ve bir altyapı oluşturulur. Bu altyapı üzerine uygun renklerde ve şeffaflık seviyelerindeki porselen tabakaları fırınlanarak restorasyonun son formu verilir. Son seansta hazır hale getirilmiş restorasyonun fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra gerekmesi halinde cila yapılan restorasyon uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.  

     

PREPLESS LAMİNATE VENEER

Gülüş tasarımı denildiği zaman, bu işin en zirvesinde bulunan gerek klinik aşamaları gerekse laboratuvarda hazırlanma ve sonrasında hasta ağzında uygulanması bakımından büyük bir tecrübe ve bilgi gerektiren estetik uygulamadır. Bu tip uygulamalarının birincil önceliği hastanın maksimum estetik beklentisinin karşılanmasıdır. Tedaviden çok kozmetik amaçla uygulanan bir yöntemdir. Hastanın mevcut diş düzenindeki renk, form, uzunluk gibi bozuklukların düzeltilmesi, diş dizisindeki çok basit pozisyon hatalarının tolere edilmesi ve dişler arasındaki açıklıkların kamufle edilmesi amacıyla kullanılabilmektedir. Tedavi öncesi mevcut durumun analizi detaylı olarak yapılmalıdır, kısıtlı bir kullanım alanı bulunmaktadır. Dişlerde genellikle hiçbir aşındırma işlemi yapılmazken, kısıtlı durumlarda gerek görülen bölgelerden minimal düzeyde düzeltmeler yapılması gerekmektedir. Bu yöntemle hazırlanan Laminate veneerler çok özel ve zorlu bir üretim tekniğine sahipken, kalınlıkları gereken bölgelerde 0,1 mm ye kadar inebilmektedir.

Tedavinin ilk aşamasında hasta ağzından ölçü alınır, hastanın genel yüz yapısı ve ağız içi özelliklerine ait farklı açılardan fotoğraf ve video kayıtları elde edilir. Bu kayıtların laboratuvar ortamında fonksiyonel ve estetik analizleri tamamlanır. Daha sonra elde edilen bu datalar doğrultusunda laboratuvarda model üzerinde özel bir mum ile Wax Up adı verilen mum maketler hazırlanır. Hazırlanan bu gülüş tasarımı Mock Up yöntemiyle hasta ağzına nakledilerek kişinin beğenisine sunulur. Gülüş tasarımının tüm detayları hasta ağzında değerlendirilir. Hastanın beklentileri ve hekimin estetik görüşü doğrultusunda tasarımın nihai sonucu son derece görsel bir teknikle hasta ağzında tamamlanır. Elde edilen bu gülüş tasarımın kayıtları ölçü ve fotoğraf kayıtları yardımı ile tekrar laboratuvara aktarılır.

Restorasyonların yapımı, revetmandan hazırlanan özel bir model üzerinde, istenen renk skalasında ve farklı şeffaflık özelliklerine sahip tamamen toz halindeki porselenin tabakalar halinde fırınlanması ile tamamlanır. Bu sayede hasta ağzında kompozit materyalinden elde edilen final gülüş tasarımı, porselenden elde edilmiş olur. Tamamlanan restorasyon üzerinde sonradan minimal düzenlemeler dışında herhangi bir değişiklik yapılması mümkün değildir. Bu yöntemde kullanılan organik feldspatik porselen tozu, renk ısısı, şeffaflığı ve ışık yansıtma gibi optik ve estetik özellikleri açısından doğal dişe en yakın olan materyaldir.  Son seansta hazır hale getirilmiş restorasyonun fonksiyonel uyumu kontrol edildikten sonra estetik olarak hastanın beğenisine sunulur. Her detayda anlaşıldıktan sonra

gerekmesi halinde cila yapılan restorasyon uygun simantasyon materyalleri aracılığıyla ağızda sabitlenerek tedavi sonlandırılır.                

IMPLANT ÜSTÜ SABİT PROTEZLERİ, ALL ON FOUR VE VİDALI HİBRİT PROTEZLER

Hastaların kısmı veya tam dişsizlik durumlarında kaybolan estetiğin ve fonksiyonun geri kazanılması amacıyla gerçekleştirilen implant cerrahisi operasyonunda doğal diş köklerini taklit eden yapıların yerleştirilmesi ve bunların iyileşme sürecini takiben sıra, asıl estetik ve fonksiyonu sağlayacak protezlerin hazırlanıp hasta ağzına uygulanmasına gelmektedir. Gerek tek diş gerek bölümü dişsizlik gerekse de total dişsizlik vakalarında hazırlanan implant üstü protezlerde, vakanın uygun olması durumunda vidalı protezler tercih edilmektedir. Bu sayede hem implant çevresinde herhangi bir yapıştırıcı artığı kalarak bu bölgede ilerleyen dönemde bir enfeksiyon oluşması riskinin önüne geçilirken, hem de vidalı yapı sayesinde gerek görülmesi durumunda herhangi bir zaman diliminde protez vidalar yardımıyla hekim tarafından kolaylıkla sökülebilmekte, gerekli bakım ve düzeltmeler yapıldıktan sonra hiçbir zarar görmeden hasta ağzına geri yerleştirilebilmektedir. Tüm implant üstü protez uygulamalarında vakanın durumuna bağlı olarak geleneksel veya optik ölçü alınmasını takiben bilgisayar destekli CAD/CAM yöntemlerinden faydalanılarak günümüz şartlarında hazırlanabilecek en yüksek standart ve hassasiyetteki protezler üretilmektedir.

Tek diş ve kısmı dişsizlik eksikliğinin bulunduğu durumlarda, uygulamanın yapılacağı bölgeye, hastanın endikasyon durumuna ve beklentisine bağlı olarak lazer sinter metal seramik altyapılı, zirkonyum altyapılı veya cam seramik altyapılı kuron ve köprü protezleri uygulanabilmektedir.

Tam dişsizlik vakalarında ise yine CAD/CAM tekniğiyle profesyonel CNC makinelerinde titanyumdan freze edilerek hazırlanan bir metal altyapı üzerine yüksek kalitede kompozit dişler ve hastadaki yumuşak doku kaybını tolere etmek amacıyla kullanılan, diş etini taklit eden pembe renkli diş eti kompoziti kullanılarak hazırlanan vidalı hibrit protezler tercih edilmektedir. Bu protezler destek aldıkları implant sayısına göre All on Four (4 implant) veya All on Six (6 implant) gibi isimler almaktadırlar.

All on Four konsepti özellikle arka bölgede aşırı kemik kaybının görüldüğü tam dişsizlik vakalarında hastanın genel sağlık durumunun, yaşının, psikolojik durumunun veya maddi imkanlarının ileri cerrahi işlemlerin uygulanması için yeterli olmadığı; ancak hastanın gerek yaşının gerekse de psikolojisinin ve beklentilerinin hareketli bir protez kullanımını kaldıramayacağı durumlarda uygulanmak üzere sunulabilecek bir tedavi seçeneğidir. Bu durumda, alt çenede daha güçlü kemik yapısına sahip ön bölgeye iki paralel implant yerleştirilirken, arka bölgede küçük azılar bölgesinden başlayıp büyük azılar bölgesine doğru açılandırılarak yaklaşık 30’ eğimle mümkün olan en uzun implant yerleştirilir. Bu dört implant üzerine vidalanarak sabitlenen yüksek kaliteli akrilik dişler ve yumuşak dokuları taklit eden diş eti kompoziti kullanılarak hazırlanan hibrit protez yardımı ile hastanın kaybolan estetik ve fonksiyonu, sabit bir protez konforu ile geri kazandırılmış olmaktadır.

 MOLO (TORONTO) KÖPRÜ

Total dişsizlik vakalarında hazırlanan implant üstü protezlerde, vakanın uygun olması durumunda vidalı protezler tercih edilmektedir. Bu sayede hem implant çevresinde herhangi bir yapıştırıcı artığı kalarak bu bölgede ilerleyen dönemde bir enfeksiyon oluşması riskinin önüne geçilirken, hem de vidalı yapı sayesinde gerek görülmesi durumunda herhangi bir zaman diliminde protez vidalar yardımıyla hekim tarafından kolaylıkla sökülebilmekte, gerekli bakım ve düzeltmeler yapıldıktan sonra hiçbir zarar görmeden hasta ağzına geri yerleştirilebilmektedir. Tüm implant üstü protez uygulamalarında vakanın durumuna bağlı olarak geleneksel veya optik ölçü alınmasını takiben bilgisayar destekli CAD/CAM yöntemlerinden faydalanılarak günümüz şartlarında hazırlanabilecek en yüksek standart ve hassasiyetteki protezler üretilmektedir.

Tam dişsizlik vakalarında  CAD/CAM tekniğiyle profesyonel CNC makinelerinde titanyumdan freze edilerek  bir metal altyapı hazırlanır. Bu altyapı üzerinde  hastanın ağzında kendi doğal dişlerini taklit eden bölgelerde kesik diş formunda metal çıkıntılar oluşturulur. Daha sonra bu metal kesik dişlerin üzerlerine, aynı doğal dişlerde olduğu gibi zirkonyum altyapıya sahip kuron protezleri hazırlanır. Bu şekilde protezin provaları yapılarak beyaz estetiğin, yani dişlerin hastanın estetik ve fonksiyonel ihtiyaçlarını karşılayacak düzeye ulaştığından emin olunur. Son aşamada dişler ile diş eti arasında kalan metal altyapı üzerine, dişleri sıkıca saracak, hastanın diş etinin şeklini doğal bir biçimde taklit edecek şekilde pembe diş eti kompozitinden suni bir diş eti işlenerek protez tamamlanır.

Malo (Toronto) protezler ve geleneksel hibrit protezler temel olarak benzer kullanım alanlarına ve fonksiyonlara sahiptirler. bu protezleri birbirlerinden ayıran en büyük fark ise estetik özellikleridir. Hibrit protezlerde standart formlarda hazırlanıp, bu formların seçimi mevcut bir renk ve form skalası üzerinden yapılan kompozit esaslı dişler kullanılırken, Malo (Toronto) protezlerde kişiye özel olarak renk ve formu tasarlanabilen zirkonyum dişler kullanılmaktadır. Bu protez tipinin en büyük dezavantajı ise kompozit dişlerin aksine çiğneme kuvvetlerini emmedikleri için doğrudan implantlara iletmeleridir. Bu nedenle bu tip protezler yeterli implant kalınlıklarının ve stabilitesinin elde edilebildiği vakalarda bir opsiyon olarak hastaya sunulabilmektedirler.

IMPLANT ÜSTÜ HAREKETLİ PROTEZLER (BAR, LOCATOR, BALL ATTACHEMENT)

Tam dişsiz çenelere uygulanan, en az iki implant ve bunun üzerine takılan tuttu parçalarla sabitlenen hareketli protez çeşididir. Hastanın ilgili çenesinde hiçbir dişinin olmadığı durumlarda, pembe ve tonlarından yapılan akrilik ve üzerine dizilen prefabrike dişler ile yapılır. Özellikle hastanın yaşı, genel sağlığı, ekonomik durumu göz önünde bulundurularak veya aşırı kemik kaybı olan vakalarda hastanın ileri cerrahi yöntemlerden kaçınması gibi durumlarda implant destekli bir proteze geçişte ara bir tercih olarak hareketli protezler ile tedavi seçeceği sunulmaktadır. İmplant üzeri sabit ve hibrit protezlere göre en büyük dezavantajları, daha büyük bir hacime sahip olmaları, hareketli bir protez özelliği göstermelerinden dolayı tam bir sabit protez rijitliği ve konforu sağlamamaları ve estetik özeliklerinin daha kısıtlı olmasıdır. Bununla birlikte implant desteği olmayan geleneksel hareketli ve tam protezlere oranla gerek alışma gerek kullanım kolaylığı ve fonksiyon gerekse de tutuculuk açısından çok daha başarılıdırlar. Özellikle ilk defa bir total dişsiz protez kullanacak hastalarda, en azından 2 implanttan destek alınarak bu tarz bir protez hazırlanması, hastanın alışma hızını ve kullanım kolaylığını çok daha arttıracaktır.

Bu protezler yardımıyla eksik olan çiğneme fonksiyonunun yanında estetik kayıplar da telafi edilebilmektedir. Hastanın yaşına ve profiline göre hem dudak ve yanakları destekleyerek işlenen akrilik hem de gerektiğinde yükseltilen dikey boyut sayesinde yüz estetiğinde, gülüş tasarımında ve fonksiyonel hareketlerde olumlu değişiklikler planlanabilmektedir. Kullanılacak bağlantı elemanına göre bar, ball veya locator olarak farklı isimler almaktadırlar. Uygun tipte tutucu hastanın kemik miktarı, çene kavsi, yumuşak dokunun durumu ve implant sayısına göre hekim tarafından tavsiye edilmelidir.

Hastanın ağzından alınan ilk ölçü ile hazırlanan özel kaşık, kenarları kerlrenerek daha detaylı bir ikinci ölçü alınır. Daha sonrasında göz hizaları, dudak seviyeleri ve gülüş estetiği dikkate alınarak hastanın dikey boyutu tespit edilir, yüz arkı ile artikülatöre taşınır ve dişlerin dizimi ile devam edilir. Dişlerin şekli ve rengi için kişinin ten rengi, yüz şekli ve gülüş estetiği dikkate alınır ve seçilen dişler, ilk aşamada sadece ön dişler dizilerek prova edilir. Fonksiyonel ve estetik olarak hasta ve hekim uzlaştıktan sonra tüm dişlerin dizimi ile son bir prova daha yapılır. Bu aşamada tüm dişlerin birbirleriyle ve yüz ile olan son ilişkisi değerlendirilir. Gerekirse ufak değişikliklerde yapıldıktan sonra proteze son hali verilerek hastaya teslim edilir. Bu tür protezlerde hastanın kullanım konforu, estetiği ve uzun ömürlülüğü de göz önünde bulundurularak yüksek kaliteli çok katmanlı kompozit dişler tercih edilmektedir. Bu dişler estetik olarak porselen dişlere benzer ve daha üstün özellikler göstermekle birlikte, porselen dişlerde görülebilen ağırlık, kırılma, düşme ve kullanımda rahatsız edici bir ses çıkarma gibi dezavantajlara sahip değillerdir. Ayrıca kompozit dişler aşırı kuvvetleri emerek kemikte meydana gelecek erimenin de yavaşlamasına olanak tanırlar.

Open chat